| ATERNEUS, Bergama - Dikili karayolunun Dikili yol ayırımına yakın bir yerde (Ağılkale) bulunur. Kentin ören yeri 177 m. yükseklikteki Kaletepe üzerinde bulunur. M.Ö. 5 ve 4. yy.a dayanan bir yerleşim yeridir. PİTANE (Çandarlı), Dikili'nin güneyindeki Çandarlı Körfezinin kuzey kıyısında yer alan bir yerleşim yeridir. Eoılı kenti olan Çandarlı'nın Akropukin'de gerçekleştirilen kazılarda "Myken Keramiği" M.Ö. 625-500 yıllarına dayanan vazolar, küçük yapıtlar ve arkaik heykel bulunmuştur. Bu eserler günümüzde İstanbul - Bergama arkeoloji müzelerinde sergilenmektedir. Çandarlı'nın 13 yada 14. yüzyıllarda yapıldığı bilinen görkemli kalesi ülkemizin en iyi korunmuş kalelerinden biridir. 15.yy.'da Türkler tarafından yenilenen kale 1957 yılında onarılmıştır. Çandarlı (Pitane) yöresinde söylenceye göre Amazon kadın savaşçılar yöreye egemen olmuşlar ve pitane başta olmak üzere birçok kıyı kentin kurucusu olmuşlardır. Anlamı; kadın kenti, kraliçe kenti olan Pitane sözcüğü de buradan gelmektedir. Pitane adından sonra Çandarlı'ya Türkler Asar ve Hisar gibi adlar vermişlerdir. Çandarlı ortaçağ döneminde önemini yitirmiş, Bizans ve Ceneviz güdümünde kalmış, Türk egemenliği altına girince kıyı kent olması nedeni ile pek ilgi görmemiştir. II. Murat'ın ünlü sadrazamı Çandarlı Halil Paşa, Cenevizlilerden kalma köhne kaleyi yeniden yaptırmış ve kenti bayındır hale sokmuştur. Böylece Çandarlı Kalesi sağlam ve korunaklı bir hal almıştır. O zamandan beri de Pitane adının yerini Çandarlı almıştır. Başka bir deyişle Çandarlı'nın isim babası Halil Paşa'dır. Bademli köyünün tarihi ve tabii güzellikleri; Merdivenli ve Denizköy'de bulunan krater gölleri ile mağaralar ve Madra Çayı'na dayanan ormanlar diğer tarihi ve tabii zenginlikleri oluşturmaktadır. Dikili'nin nahiyesi olan Çandarlı, daha çok kentsel alanlardan kaçma, doğa ile bütünleşme, kent yaşamının yarattığı gerilimlerden kurtulma özlemini çekenler için iklimi, doğa oluşumları, doğal güzellikleri, adaları, adacıkları, dorukları, yamaçları, seyirlik alanları, koyları, termal kaynakları ve çevre metropollere yakınlığı ile hızlı bir gelişme içinde bulunan önemli bir turizm çekim merkezidir. |
| NEBİLER ILICASI: Dikili'den Ayvalık yönünde 12 km. gittikten sonra sağa dönülerek 4 Km. daha gitmeniz gerekmektedir. Ilıca çınar ağaçlarının gölgesinde kubbeli hamamı ve dinlenme kabinleri ile oldukça sakin bir yerdir. Hamam bölümünde sıcaklık 57 derece, açık kaynakta 53 derecedir. Suyunda hidroasenat bulunan ılıca ağrı dindirici, kısmi felç, böbrek taşı, kum, romatizma, kadın hastalıkları, cilt hastalıkları ve damar tıkanıklıklarında şifa vericidir. ÇAMUR ILICASI: Dikili'den Bergama yönünde 4 km. yol aldıktan sonra sağa iniyor ve toprak yoldan 2 km. daha gidiyorsunuz. Ilıca çamur banyosu yapıldığı için bu adla anılıyor. Su sıcaklığı 47 derece olup, kaynakta 72 derecedir. içinde erimiş silisyum ve birçok mineral bulunur. Ağrı, sızı, Romatizma ve cilt hastalıklarına birebir şifadır. BADEMLİ DENİZ ILICASI: Bademli'den Denizköy'e giderken 3 km. yol aldıktan sonra asfalt yoldan sağa dönüp, toprak yoldan denize ineceksiniz. Yaz-Kış burada hem denize hem ılıcaya girebilirsiniz. Bademli ılıcasının kaynak sıcaklığı 65 derece, deniz ve açık kaynar sıcaklığı 42 derece dolayındadır. Hidroasenat ve arsenik bulunan suyun ağrı, sızı, romatizma, böbrek taşı ve cilt hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir. KAYNARCA: Dikili'den çıkıp Bergama'ya giderken, hemen hemen yolu yarıladığınızda sağda yer almaktadır. Burası söylencelere konu olan ünlü kaynarcadır. Su sıcaklığı kaynama ve buharlaşma noktası olan 100 dereceyi bulur. KOCAOBA ILICASI: Dikili'den çıkıp Bergama yönünde anayola girer girmez sola dönmeniz gerekir. Bu ılıcanın su sıcaklığı 45-56 derece arasındadır. |